×
Anasayfa | Psikolog Başvurusu
Blog
Rüyaların Dünyası

 27.01.2021

Bazı insanlar Rüya görmedikleri konusunda ısrar etse de araştırmacılar bazı kişiler rüyalarını sabah unutmasına rağmen herkesin gece rüya gördüğünü düşünüyor. Uyku laboratuvarında REM uykusu esnasında uyandırılan denekler %80- 100 oranında çok canlı, renkli, hatta tuhaf rüyalar gördüğünü bildiriyor. Daha az sıklıkla olsa da REM dışı uykudayken ya da uykuya daldıktan hemen sonra uyandırılan denekler ise sıkıcı, kendini tekrarlayan düşünceler ya da REM uykusundan sonra bildirilen renkli görüntülere benzer şeyler gördüklerini bildiriyorlar ancak rüya olarak bildiğimiz şey genellikle REM uykusu esnasında meydana gelir. Örneğin aşağıdaki Rüya ne şekilde yorumlanabilir 
“Bir asansörün içinde tek başıma yüzüm duvara dönük şekilde oturuyorum içeriye bir kız giriyor. Ona gel yanıma otur diyorum ve yanıma oturuyor. Onu tanımıyorum öyle uzanıp onu öpmeye çalışıyorum. Hayır, yapma diyor. Neden diye soruyorum ve sivilcelerinden bahsediyor. Ona önemli olmadığını söylüyorum ve asansörde öpüşmeye başlıyoruz sonra asansöre anne ve babası biniyor. Sonra asansör sallanmaya başlıyor düşeceğimizi  sanıyorum.” 
Rüya İncelemeleri Derneği'nin yıllık toplantısına katılan psikolog, fizyolog, antropolog, sanatçı “rüya işçileri “ve gurulardan oluşan 400'ü aşkın üye için rüyaların ne anlama geldiğini anlamaya çalışmak popüler ve bilimsel bir uğraştır. Bu grubun odaklandığı konu rüyaların ne anlama geldiğini anlamaktır. Birçok farklı teori olduğu için bu hiç de kolay bir görev değil. Şimdi 2 farklı popüler rüya yorumu teorisini inceleyeceğiz.

Sigmund Freud

Freud'un rüya yorumu teorisi

Freud meşhur rüya yorumları kitabının önsözünde şöyle yazmıştı. “Bu kitap kendi görüşüme göre keşfetme şerefine sahip olduğum en değerli keşifleri içeriyor. Böylesi bir anlayış insana hayatında sadece bir kere gelir. 1900 yılından önce psikologlar rüyaların anlamsız ve tuhaf görüntüler olduğuna inanıyordu ancak Freud rüyaların bilinçdışı düşünce ve isteklerimize giden bir yol olduğunu söylediğinde bu görüş değişti. Freud'un rüya teorisi özellikle cinsellik ve şiddet ile ilgili tehlikeli bilinçdışı tutku ve isteklerimizin farkına varmamızı engelleyen bir “sansür” sistemimiz olduğunu söylüyor. Tehdit edici düşüncelerimizi engellemek için bu “sansür” sistemi gizli, suçluluk uyandıran, endişe verici duyduklarımızı rüyalarımızda görünen ve ne uykumuzu ne de bilinçli düşüncelerimizi rahatsız etmeyen zararsız sembollere dönüştürür. Freud daha önce hiç kimsenin değinmediği iki noktaya değildi: Rüyalar anlamı olan işaretler barındırır ve rüyalar yorumlanabilir. Örneğin Freud erkeklik cinsel objelerinin asa, şemsiye ve Kalem gibi uzun nefteler olduğunu; kadınlık cinsellik objelerinin ise mağara, kavanoz ve anahtar deliği gibi içi boş nesneler olduğunu söylüyor. Freud bir psikanalistin görevinin hastanın tehdit edici ya da bilinçdışı tutku, ihtiyaç, savunma, korku ve duygularına giden “asil yol” olan rüya sembollerini çözmek ya da yorumlamak olduğunu söylüyor. Günümüz psikanalitleri rüyaların bir anlamı olduğunu ve geçmişteki şimdiki ve gelecek ile ilgili kaygıları korkuları ya da endişeleri temsil edebildiği konusunda Freud ile hemfikir ancak birazdan göreceğimiz gibi birçok terapist rüyaların içeriğinin mutlaka tehdit edici bilinçdışı istek ve tutukluların birer sembolü olduğu konusunda Freud ile aynı fikirde değil.

Uyanık Hayatın Uzantısı

Birçok terapist ve günümüz psikanalistlerinin bazıları, rüyaların uyanık hayatın uzantısı olduğuna inanıyor. Rüyaların uyanık hayatın uzantısı olduğu teorisi rüyalarımızın uyanıkken sahip olduğumuz düşünce, korku, kaygı, problem ve duyguları yansıttığı anlamına geliyor. Rush Uyku Bozukluğu Merkezi yöneticisi Terapist ve araştırmacı Rosalind Cartwright şöyle diyor: “İnsanlar rüyalarını pek iyi hatırlayamıyor. Terapistlerin görevi çoğu zaman 500 sayfalık bir romanın son sayfasına bakarak baştan yazmaya benziyor ama uyku laboratuvarında geçirilen tek bir gece de toplanan rüyalar bütün bir bölüm gibi okunabilir. Mevcut endişeleri ve onlarla ilgili duyguları aydınlatıyorlar.”  Rosalind depresyon ve evlilikle ilgili sorunlar gibi sıkıntıları olan insanların korku ve endişelerini rüyalarında tekrarlayarak sıkıntıları ile başa çıktıklarına inanıyor. Kendini tekrarlayan kötü bir rüyadan uyandığınızda rüyanın neden rahatsız edici olduğunu anlamaya çalışmamızı ve tekrarlandığında nasıl sonuçlanmasını istediğimize konsantre olmamızı öneriyor. İnsanlar kendini tekrarlayan kötü rüyaları kontrol altına alabilir. Rosalind rüyalarımızın uyumamıza engel olmadığı ve korku ile uyanmanıza sebep olmadıkları sürece fazla önemsenmelerine gerek olmadığı sonucuna varıyor. Böyle durumlarda terapistler rüya yorumlarının, hastaların kötü rüyalarına sebep olan kişisel ve duygusal sorunlarını daha iyi anlamaları için iyi bir araç olduğunu düşünüyor. 
#uyku #rüya #psikanaliz #psikoloji #freud

© 2020 - Her hakkı saklıdır.
onlinedanismamerkezi.com